Olmak ve Ölmek Arasına Atılan Ad'ım; Dilek
' Sevdiğim şiirleri unuttum, sevdiğim şehirleri terk ettim ve sevdiğim şairler öldüler.
Bilmediğim bir neden olmalı, burada olmam için... '
Notalarını kaybetmiş şarkılardan, dizeleri yitmiş şiirlerden geliyordum.
Sesszliğimi alnına dayayıp, tehditler savurduğum çığlıklardan dönerken,
bilincin altına hayati şantajlarla yatırılmış ölümlerin rahminden düş'tüm.
Kanadım,
kendi kanımı emdim,
kanımı yüzünüze tükürürken dua diye okuduğum lânetlerdi.
Gelmişinize, geçmişinize söverken, küfrüm Tanrı'mdı oku diyen; taptım.
Canınıza okudum!
Siktir!
Her an biraz daha ölmek miydi hayat?
- Tanrı'm ol dedin, öldüm!
Ben seni yanlış anladım.
Dudaklarında neşter izinden bozma tebessümlere soyunmuş, çıplak, arsız, yeni yetme cesetlere dokundum!
Kendi kendini becerenlerin orgazm çığlıklarının kucağında büyüttüğüm bir çocuğa ağlarken,
sözlerimden damlayan lânetlenmiş yaşamların ölü spermlerinden arınamadım.
Yürüyüşe çıktığım dikenli yollarda koşmak mıydı yazgı?
Ben böyle yazının ta dibini silerim!
... ... ...